Osmanlıyı Hatırlamak

11 Ocak 2012 04:29 / 75 kez okundu!

 


Ne yazık ki modernleşme ile birlikte hükümdarlar da bu bilgece anımsatmayı unuturak kendilerini Firavunlaştırmaya, Karunlaştırmaya başlamışlardır. Nefsin kibir denen yanılsaması en çok İktidar sahiplerine musallat olur, kibre kapılan hükümdar bilmelidir ki helakı yakındır, Firavunun, Karun’nun, Nemrudun ve Belam’ın uğradığı sona o da uğrayacaktır.


OSMANLIYI HATIRLAMAK

Devlet olarak Osmanlı tamda bugün sıkıntıosını çektiğimi ceberrut yanlar taşır, gerçi Osmanl’nın ceberrutluğu da daha çok devlet yönetimi alanı ile igiliydi ki bu da peygamberi değil Sasani ve Bizans geleneğiydi. Devlet modernleşinceye dek toplumsal hayata doğrudan müdahil olmak yerine svil toplum denen alan üzerinden müdahil olmayı tercih eder di. Bundan dolayı da modern devlet gibi totaliter bir karekter taşımazdı. Kemalizm tarafından devrolunan modern ceberrutluk dönemi yani devletin mühendisce bir tutumla sosyal hayatı belirlemesi modernleşme ile başladı ki bu geleneksel monarşinin toplumsal hayata minumum dahil olduğu bundan dolayı da modern demokrasilerden çok daha demokrat olabildiği bir dönemden tekelci bir tutumla toplumu sindirmeye başladığı desporluğun da daniskasının yaşandığı bir dönemdi.

Anarşistler ayrımsız olarak devlete tavır alırken aslında kendilerini büyüten ve ziyadesi ile haklı kılan şeyin modern devletin sosyal hayata müdahil olup toplumu kendine uydurma süreci olduğunu çoğu kez gözden kaçırma eğilimindedir. Tüm kötülüklerin anası modern devlet denen yapıdır. Faşizm ancak modern devletin bir sonucu olmuştur. Tam da bu yüzden anarşistlerin liberallere çelişki içindesiniz deme nedeni modern devlet ile demokrasinin uzlaşmaz doğasıdır. Liberal demokrasi bir despotik canavar olan modern devleti mümkün olduğunda hukuk yolu ile frenlemeye çabalama sürecidir ki ne yazık ki bu mücadelen galip çıkan devlet olmuş demokrasi bütün dünyada bir düşüş sürecine girmiştir.
Bu kısa esin ardından asli konumuza dönersek ben bir Anarşist olarak Osmanlı devletini çok sıcak karşılamasam da kendimi Osmanlı saymaktan asla imtina etmiyorum deyip Padişahların Osmanlı geleneği içinde kendi nefslerinin onlara vehmettiği güç karşısındaki tutumlarına değinmek istiyorum.

Osmanlı kültürü iki gelenekle bütünleşmiş müstesna bir İslam yorumuna dayanır ki bu toplumun şimdikinden çok daha demokrat bir yaşam biçimi üretebilmesi de bu özgün yorumun sonucudur. Osmanlı doğuşunda göçebe geleneğinden taşıdığı “barbarlık” sonusu şamanlık, zerdüştilik, helen sır tapımları, ve hermetizm ekseninde yapılanmış İsmaililik ile göçebe kültürün bir sentezine dayanan Bektaşiliği benimsemişti. Bu da Osmanlının sufi bir islam yorumunu benimsemesin neden olmuştu. Devlet bir yandan sufi tarikatlarını denetim altında tutma çabasındaydı-çünkü devlete yönelik pek çok ayaklanmanın arkasında sufiler vardı- diğer yandan da bu bilgelik ile içiçe olma çabasında. Bu nedenle hemen hemen pek çok Osmanlı hükümdarı ya bir sufi ulemasının danışmanlığı içinde yönetim edimini hayata geçirmekteydi, ya da doğrudan bir tarikata intisab etmişti. Osmanlı ne zaman batılı modernlikle tanışıp bu sufi yönelimi terk etti o andan itibaren despotlaşmaya toplumun başına bela olmaya başladı.

Elbette bu süreçten önce Padişahların bir derviş olduğu iddiasında değilim. Tüm o dervişçe terbiyeye rağmen padişahların inanılmaz zulümleri de olmuştu. Ama sufi terbiye belli bir süre Padişahları kendi nefsleri ile hesaplaşmaya yöneltebilmişti. Mesela şu sıralar yayınlanan Hürrem dizisindeki Kanuni’nin mezar sahnesi doğrudur, bu meşhur sufi deyişi olan “ölüm var yahu sen cahil olma” ‘nın sufi düsturu olan “ölmeden önce ölünüz”ün ve Hermetik eğitimin ayrılmaz bir parçası olan mezar deneyiminin tekrarı ve sembolizmidir. Ölümü hatırlamak çift yönlü bir değer içerir, bir yandan ölümden sonra hesaba çekileceğimiz dolaysıyla başıboş bırakılmadığımız gerçeğidir bu, diğer yandan da ölümlü olduğumuz ve yaptığımız her şeyin silinip gideceğini, dünyadaki varlığımızın geçici olduğunu bu nedenle gaflete kaplıp kendimize bir şeyler atfetmenin cehalet olduğunu unutmamaktır.

Padişah da gücü elinde bulunduran kişi olarak şunun bilinci ile yaşamalıdır. Güç kendisine ait değildir, İktidar adaleti sağlamak için ona verilmiştir. Ola ki yanılır da nefsinin vehmi ile kendini güçlü, kudret sahibi sanarsa ölüm karşısında her şeyin dünyevi kudret de dahil hiç olduğunu, ölümden sonra hesaba çekileceği bilinci ile davranmalıdır. Bu nedenle sürekli kendine ölümlü olduğunu hatırlatıp, nefsinin de ölümü tadacağını ve kalıcı olmayacağını bilmesi gerekir. Böylece nefsinin vehmettiği kibre kapılmaz. Müslüman biri şunu unutmamak durumundadır. Mal da mülkde(İktidar da) yalnız Allah’a aittir, Firavun ve Karun bunu unuttukları için helak olmuşlardı. O yüzden müslüman için kibire şirke eşdeğerdir ve Allah kibirli kulları hiç sevmez onlardan belayı eksik etmez ki bunlardan biri de dünya sevgisidir. O yüzden hükümdar sürekli kendine şunu der ve dedirtir “Mağrur Olma

Senden Büyük Allah Var”.

Ne yazık ki modernleşme ile birlikte hükümdarlar da bu bilgece anımsatmayı unuturak kendilerini Firavunlaştırmaya, Karunlaştırmaya başlamışlardır. Nefsin kibir denen yanılsaması en çok İktidar sahiplerine musallat olur, kibre kapılan hükümdar bilmelidir ki helakı yakındır, Firavunun, Karun’nun, Nemrudun ve Belam’ın uğradığı sona o da uğrayacaktır.

Tüm bunlardan sonra uzun zamandır hiçbir partinin ulaşamadığı bir oy oranına ulaşan AK Partinin lideri Başbakan’a hatırlatmak isterim “Mağrur Olma Padişahım Sende Büyük Allah Var” , ”Ölüm Var Yahu Sen Cahil Olma” dileğim Başbakan’ın gözüne oturan şeytanın vesveselerinden Allah’a sığınması ve kendine en kısa zamanda kamil manada bir mürşid edinip kendini onun ellerine bırakmasıdır. Haa bir de kendisine her an hakikati hatırlatacak bir soytarı bulması. Soytarı İktidarın yüzüne hakikati söyleyen bir bilgedir çünkü. Aksi halde helâkı yakındır bilsin isterim.

Dilaver Demirağ

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
       Facebook'ta Paylaş       
Diğer Dilaver Demirağ Yazıları
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Üye İstatistikleri
Son Üye more nostrum
Toplam 755 Üye
Son Fotoğraf
16 Hrant Dink 29 Hepimiz Hrant\'ız 1 13 07 10 14 MAHALLELER BİRLEŞİYOR...
Finans
Alış Satış
EUR YTL YTL
USD YTL YTL
Spiritüalist
KONUK DEFTERİ